10 Nisan 2018 Salı

Mühür Sayı 75 / Mart - Nisan 2018


Şiirime yer verildiği için, Mustafa Fırat başta olmak üzere, emeği geçenlere teşekkür ederim.

YEDİ İKLİM SAYI 337 - NİSAN 2018 SAYISI ÇIKTI


    YEDİ İKLİM SAYI 337 - NİSAN 2018 SAYISI ÇIKTI 
    Kaplan isimli şiirime yer verdiği için Yedi İklim dergisine teşekkür ederim. 
mustafa şanlı şiir

31 Mart 2018 Cumartesi

Şiiri Özlüyorum - Mart Nisan 2018 - Sayı 82




































 Değerli isimlerle "şairin zıt anlamlısı" isimli şiirimle bu sayıdayım. Fuat Çiftçi başta olmak üzere, emeği geçenlere teşekkür ederim. Şiir Gözü

ŞİİRİ ÖZLÜYORUM
Mart-Nisan 2018, yıl 16, sayı 82


Şiiri Özlüyorum'un Mart-Nisan sayısı 96 sayfa. 80'lerden 2000'e doğru şiirimizi irdeliyor. Sıkı farklı ve sıkı genç şiirler şöleni de sunuyoruz. popülariteyi kınıyor ve oraya imkan vermeyecek şey'lerle uğraşıyoruz. Hem, Biz iyiyiz!

ŞİİRİ ÖZLÜYORUM, Mart-Nisan 2018, sayı 82

Şiiri Özlüyorum dergisi, üçüncü ve son kez bir başlık iletti on bir kişiye: “Burada Herkese Yer Var”. Bu tümcenin çağrışımlarını dener misiniz dedi. Art arda yayımladı derginin ortasında gelen şiirleri. On bir fişek şiir, on bir ayrı küpe! Fuat Çiftçi’nin dediği gibi, “...şiir, gerektiğinde kendisine karşı düşünmeye davettir de.”

İşte o başlığı aynı olan on bir şiirden alıntılar:

Hüseyin Peker:
“susuza su veren:
herkesten alacaklı birkaçınıza yer var
ey seyisler! atınızdan koşarak inmek isterim
kızgın kumların üzerinde kibir taşına
dönüşmek, ya da sinilerin orta yerinde göz işaretiyle pişmek!
döndür beni dünya
sınırlarını kaldır üstümden
şarkılarla dirilecek bendeki zehirler
...”
(s. 64)

Devrim Horlu:
“bayrağımı hırsla sallıyorum ölülerin yüzlerine
apoletlerinde kuş tüyleri birikiyor/ yangınında kararmış kemikler
ezan sesleri doluşuyor tırnaklarıma/ sırasıyla zikir sesleri ve ilahiler
atlarınızı da alın öyle gelin kara süvariler
sürün üzerime; içinden koparılmış bir turp kökü gibi geldiğiniz toprağı
kendime benzetip de zehrimi damlatmadan önce ihya edeceğim sizi
bahçemde yeşili, çatımda maviyi öptüreceğim/ hem de ağızdan
....”
(s. 66)

Sedat İpek:
“Burada herkese yer var
Çünkü ben bir taşra yolcusuyum şimdi
Kuyuları anlatmaya gelmiştim şehirdeki çocuklara
Yanımda kekeme bir kış ve temize geçmemiş şiirler taşıyorum nicedir
Yazımı ve kozamı ören bir anneyedir gidişim
...”
(s. 67)

Çağın Özbilgi:
“gövdemin son kanadında çiğ yağmurların geçişi
şimdi gece; ellerim yorgun ve yalnız
tedirginliğim dünyanın tedirginliğiyle paralel
düşümde mavi gözlerin
ve gözlerinde yırtık uçurtmalar
...”
(s. 68)

Hakan Unutmaz:
“memede herkese diş var bir sütüm kalsa da
ve o dişten çürüyen nar toprağı bolca mürettip
hâliyle dal kuşanıp köre dibinde ballanan
rahimden sallanan, nefeslenen dar bir ip
boyunbağı içtiğinde dem çalamaz kopuk çağ
içinden tezyini geçer, işsiz kalır lavta da
...”
(s. 69)

İdris Sezgin:
“Uğultu uyutmayan bir han ışıldayan tozların suretinde
Ayaklarım mühür, ortasında terk edilen gölgelerin
Sınanmış ve çürük bulunmuş uğraşın armağanı bu yol
Denenmiş ne kadar yara varsa onlara sığın
Onlar kaybolmaya bin yemin, hiç biri eksikliği değil kendinin
...”
(s. 70)

Hanifi Yiğittekin:
“burası o yer değil
burada herkes herkese yük
herkes herkese bela
kime sorsam hepsi mavi
hepsi güzel kardeşim
gördüğüm her yüz dünden buralı
kafasında ‘sistem’ dövizleriyle çocuklar arşınlarken dünyayı
girdikleri her kavga yepyeni hürriyet
enselerinde armalardan bozma bir imla
kimi sevdiyse elleri
kimse değil oralı
...”
(s. 71)

Emin Kaya:
“yalnızlık keskin bir direnç gibi
bin yıllık bir batığın çok susmuş sesiyle
dağıttı orta yerimize derin boşluğunu
kızarmış bir iğne ucuydu toprağın tenine
değerken güneş
dağları ve suları en usta manevrasıyla
yalayıp geçti rüzgâr
kehribar bir ses gibi omuzların düştüğü
o varılmaz yere düşünce gölgelerimiz
burada herkese yer var deyip
kocaman açtı iki yana kollarını çocuk
yıldız kümeleri bulut sürüsü kuş senfonileri
rüzgâr gülleri demet demet doluştu arasına
...”
(s. 73)

Erkan Karakiraz:
“burada herkese yer var, tanrı parçacığı.
sakatat yiyip şiir yazan canavarın

tekiyim –hayvanların merhametinde bitimsiz
bir kusur- sinsi, adi ve orospuyum... ne

dost ne baba ne koca oldu benden. vasiyetimdir,
kırk bir kez baştan uca katetsin ilk kalp

ağrımı, kitabımı ve hep iyi hatırlasın
aslımı, suretimi gölgeme teyellesin, affetsin

elinden geliyorsa titremelerimi. sol
...”
(s. 74)

Ahmet Çınar:
“Bana yurt aramanız boşuna
Yerim kuşlara özgüdür benim
Kimselere benzetmek için beni
atlaslar oymayın taşlara
‘Burada herkese yer var’
...”
(s. 75)

Beytullah Kılıç:
“Burada herkese yer var
(-dı)
Aynı ırmağın balçığına lades tuttuk
Şurada başlıyor hayatın atık kutusu
Taşındınız adımdan uzaklara –el ele verilmemiş uzaklara-
Bir Yeşilçam filmi güdüyorum işte yalnızlığımda
...”

___
Fuat Çiftçi’nin iletisi:
“Dergi geldi, dağıtıma çıkıyor. Nerede yeni aboneler? Kitaplar da armağan edeceğiz. ABONE ÜCRETİ: 85 TL.(6 SAYI) TEK SAYI, 15 TL'DİR. FUAT ÇİFTÇİ ADINA 1402053 NUMARALI POSTA ÇEKİ HESABI. YA DA, IBAN: TR62 0006 4000 0015 4210 1407 19 (FUAT ÇİFTÇİ ADINA) İŞ BANKASI Mail, Facebook adresimize ve telefonumuza mesaj bırakılması ricamızdır. TEL: 0 542 407 2802
 

2 Mart 2018 Cuma

TMOLOS EDEBİYAT MART-NİSAN 2018 71. SAYISINDA


TMOLOS EDEBİYAT MART-NİSAN 2018 71. SAYISINDA
Kanser Öldürmedi Enver Ercan'ı başlıklı yazım ve Türk Şiirinin Önsözü isimli şiirimle bu sayıda yer aldığım için dergi yönetimine teşekkür ederim.
Ömer Akşahan Ö A Bey'e de dergide yer alan ve dergiyi okuyacak herkes adına teşekkür eder ve daha sağlıklı nice yıllar dilerim.

Tanıtım Bülteni: Öyküleri, yazı ve şiirleriyle dergimize omuz veren tüm yazın dostlarımıza, sürdürümcülerimize içten teşekkürlerimle. Bu karanlık günlerde güzel şeylerin de olabileceğine inanan dostlarla yolumuza devam ediyoruz. PTT ve matbuat giderlerimizin artması nedeniyle sürdürüm bedelinde küçük bir artışa gitmek zorunda kaldığım için üzgünüm… Anlayışla karşılanacağını umuyorum…
Ayrıca yaşadığım sağlık sorunu nedeniyle altı yıldır aylık olarak sürdürdüğüm Tmolos Edebiyat’ı Mart ayından başlayarak iki aylık periyotta sürdürme kararı aldım. Bu konudaki inadımı kıran hastalığımı aşacağıma olan inancımı pekiştiren siz değerli dostlarımın desteği hiç unutmayacağım. Bana bugüne kadar mesaj, telefon ve bizzat ziyaretime gelerek destek olan arkadaş ve dostlarıma en içten duygularımla sevgilerimi iletiyorum.
Tmolos Edebiyat’ın Mayıs-Haziran 2018 72. sayısında buluşmak dileğiyle.


Ömer AKŞAHAN
Genel Yayın Yönetmeni

YAZI ve ÖYKÜLERİYLE
Ömer AKŞAHAN- GÖLGEME DOKUNMA!
Halit PAYZA- YOLUNU BULUP YÜREĞE SIZAN ŞİİRLER: SU ÇATLAĞI
Etem ORUÇ- YAŞAMAK YAŞLANMAK MI?
Müslüm KABADAYI- YAZARIN GERÇEK(Çİ)LİĞİ
Bahri KARADUMAN- İNCE ŞEYLERİ ANLAYAN ALTAN OZAN: GÜLTEN AKIN
Hasan AKARSU- “MEMLEKET KOKUSU”
Barış ERDOĞAN- MEDİ’TERANE NOTLARI
Sadık GÜVENÇ- KARNE GÜNÜ
Mehmet ÖNDER- DÖRT SİLAHLI ADAM
Necdet TEZCAN- KUŞLAR
Rahim GÜR- HARMAN YERİ’NDEN DOĞAN OTEL’E
Hediye Selda YILMAZ- BEŞ ŞEHİR
Demet GÜNGÖR- KARS, HAYAL ROTASI
Adem YAĞMUR- ÇIKMAZ SOKAK
Mehmet GENÇ- Hacı BEKTÂŞ GERÇEK BİR HACI OLABİLİR Mİ?
Vedat ÖZTÜRK- ALTINDİŞ MISTUVA
Mehmet KUVVET- GÖÇEBE DİŞ FIRÇASI!
Eyyüp YILDIRMIŞ- TIP TIP TIP
Nazan BEĞTAŞ- THE BLIND BEGGAR- KÖR DİLENCİ
İrfan MUTLUER- KEDİ/siz
Dila YILDIRIM- BİR DOĞUM GÜNÜ RÜYASI
Enver TURAN-AŞKALE
Mustafa ŞANLI- KANSER ÖLDÜRMESİ ENVER ERCAN’I
Ayşe MELTEM- UNUTULAN EŞYALAR ODASI
Cevdet YÜCEER- ŞAİR SELAMİ ŞİMŞEK VE SON GÖZYAŞI
Mehmet ÖZÇATALOĞLU- BİR DOSTA MEKTUPLAR/23
Oğulcan MAVUNACILAR- SANATA VE SANATÇIYA BAKIŞ
Ufuk KARAMAN- İVAN SERGEYEVİÇ TURGENYEV
Emine Nisan BAYTÖRE- KARLI BİR YOL SONU
Ünsal ÇANKAYA- ÖYKÜ SEVGİDİR
ŞİİRLERİYLE
Feyyaz Kadri GÜL- İLİŞİK
Ahmet GÜNBAŞ- GÜZ HANIM-II
Muhammed KORKMAZ- KESİK DUYUŞLAR
Orhan GEVREK- İLAHİ SAPMAYA AĞIT
Bülent GÜLDAL- YOL KİMİNDİ, YOLCU KİM?
A. Uğur OLGAR- DÜŞLERİMDEKİ EN GÜZEL SU
Mehmet RAYMAN- SÜRME
Selim Savaş KARAKAŞ- BUZDAN ALEV
Mehmet İŞ- ELEMLERİN HAMALI
Gül Doğa KÖROĞLU- KADINLARIN ÇİÇEKLİ OYUNLARI
Josef KILÇIKSIZ- BAĞIŞLA/MA BENİ
Yunus YAŞAR- GİDE GİDE GELDİK AŞKA
Kemal BAYRAKÇI- KÂĞIT MENDİL
Salih GÖZEK- KAYIP
Eren ORHAN- AYAKSIZ DÜŞLERLE
Nazlı Ergin DURAN- UYUMUŞ IRMAK
Yunus KARAKOYUN- YOL AĞZI
Gülçin Yağmur AKBULUT- YAĞMUR’UN YÜZÜ

Kapak resmi: Mustafa Ali KASAP
Kapak sözü: Şairin parmak izini şiirinde ara. Ömer AKŞAHAN

TMOLOS EDEBİYAT SÜRDÜRÜM KOŞULLARI
Yurt içi: 70 TL (Bir yıllık)
Yurt dışı: 40 Euro (Bir yıllık)
Kurumlara: 120 TL (Bir yıllık)
Posta Çeki: Ömer Akşahan adına: 09562887
Halk Bankası Ödemiş Şubesi
Ömer Akşahan Hesap No: 0706-93100366
IBAN: TR33 0001 2009 7060 0093 1003 66
Vakıflar Bankası Ödemiş Şubesi
Ömer Akşahan Hesap No: 007284242363
IBAN: TR34 0001 5001 5800 7284 2423 63

Çağdaş Türk Dili Sayı 360 Çıktı



24 Şubat 2018 Cumartesi

79. bireylikler çıktı

Bireyliler dergisinin 79. Sayısında Burak Demiryakan'ın Tüm Kalkımız Davetlidir isimli kitabı üzerine yazdığım *"herkes kendi evinin önü yaksa şehri yakmış oluruz"- başlıklı yazımı okuyabilirsiniz.
Edebi Seyler Yayin
--------------------------------------------------------------------------------
bireylikler'in bu sayısını:
*insan kendinden daha fazla yalnızdır-ertuğrul meşe
*ustura kesti attı- Hüseyin Peker
*doğuştan mı oluştan mı kadınlık- Hande Öğüt
*ölüm terbiyesi
*ütopya-ali toprak
*ataerkillerin sonu- gülseli inal
*bâzı kadınlarla, bâzı erkeklerin şiiri-reha yünlüel
*"8 mart dünya emekçiler günü"nden geriye ne kaldı sevim korkmaz
*ölüler de yaşlanır- mustafa eroğlu
*gece-zehra betül yazıcı
*bir şehre gelmek-enver topaloğlu
*kaos içi kaos-özge kocatürk
*kadın varoluş ve üretme tutkusu-hicran aslan
*ben, bakunin ve goethe- ömer faruk karabey
*tarihten bugüne değişen bir şey yok- şirvan erciyes
*sırtından vurulanlar yüzüstü düşer yere- janset karavin
*kadın sorunları- Tamer Gülbek
*balkon şiirleri-3- Levent Alpüren
*aşk dediğin laftır derler- rıdvan emre mert
*çağ-fırat caner
*hüseyin peker'in "ustura kesti attı" şiiri- Leyla Çağlı
*derya ile ozan- osman serhat erkekli
*geleneğin otoriterliği ve insan cinsleri
*servet-im hüzün-eren şahin
*'itirafçı' bir şiir- ahmet oktay
*yoktun sen- oğuz ateşoğlu
*teknolojik bir ürün olarak şiir
*masalda lamba-hicran aslan
*insanlığın kütüphanesinde hayatı eser olan artur rimbaud- Bedriye Korkankorkmaz
*"ufak tefek cinayetler" erdal erdem
*dip sarnıç
*deinos bokus-nilcan altay
*tam bir 'hiçlik' içindeyim...yaşama nedenim bu- halim şafak
*bir yer var beklenildiğim-alican bayar
*münir özkul'un oluşturduğu baba ve öğretmen imgesi
*harcanan günlerin-yiğit kerim aslan
*"herkes kendi evinin  önü yaksa şehri yakmış oluruz"- Mustafa Şanlı
**arsen everekliyan
*kahve lekesi- Umit Sener Ta
*insanın hayvanat hikayesi-musa yazıcı
*baba beni niye öldün-yağmur rüzgan ve boynumdaki ip dünyanın yükü- Murat Esmer
başlıklı yazı ve şiirler oluşturdu.
bireylikler'i kayseri'de tunç, ankara'da imge,dost istanbul'da kadıköy, beyoğlu mephisto kitabevinde, milas ve bodrum'da bizim hüseyin avni'de, izmir'de yakın kitabevinde bulabilirsiniz. bulamazsanız abone olmanızı öneririz. bu bizi daha mutlu eder ve ömrümüze ömür katar. yıllık katkı bedeli 50 tl. banka: halim şanlıdağ,finansbank (millet caddesi/ kayseri) hesap no: 41477724 şube kodu: 00385,iban: TR53 0011 1000 0000 0041 4777 24 yazışma: p.k. 271, 38002 kayseri, bireylikler@gmail.com
Kaynak: http://bireylikler.blogspot.com.tr/2018/02/79-bireylikler-ckyor.html

19 Şubat 2018 Pazartesi

Sofra Sırları Film Notları


Türk Sinemasının Johnny Depp'i Demet Evgar
18 Şubat 2018 Film Notları: Sofra Sırları
Başkarakter Neslihan, filmin başında bir hayale dalıyor. Aslında Neslihan’ın pek çok kez daha dalacağı bu hayal, onun saplantılarını ve yaşadığı ruhsal sorunları izleyene aktarmak için kullanılmış. Tipik Türk kadınının ev halini ve saçını süpürge etmeye programlanmış yapısına bir eleştiri getiren film, Neslihan’ın kurduğu hayallerle ve onun başından geçenleri anlatış biçimiyle izleyenini sanki Yedi Kocalı Hürmüz’den bir tiyatro sahnesine götürüyor. Neslihan’ın geçirdiği ideal ve gerçek kendisi arasındaki çatışma bazı yaşamların son bulmasına sebep oluyor bir anda. Böylelikle film Umutsuz Ev Kadınları’nın bir bölümüne girecekken aniden Av Mevsimi’nden bir kesit içine dahil ediyor. Kadının saçını süpürge etmesine karşın ufacık da olsa beklediği değeri alamaması, onu tek dostu mutfağa iyice bağlıyor, bu durum da onu sanki insanları gezen birer mideden öte görememesine sebep olur. Kocasının onu aldattığını öğrenir gibi oluyor, öğrenmemezlikten geliyor. Ancak kocası açık açık açıklıyor ve yine de öğrenmemezlikten gelmeye devam ediyor ve sanki herkesin karnı doyarsa tüm sorunlar çözülecek gibi hissediyor.  Film boyunca dikkat çekilen domates kabukları ve tembel epiglot işini yapıyor ve Neslihan ihmali bir suçla kocasının ölümüne sebep oluyor. (garantörsel ihmali suç bakınız) Ardından bir komiser ortaya çıkıyor ve filme onun üzerinden yer yer mizah karışmaya başlıyor. Komiser karakteri çok gerçekçiydi. Adaletin bir adamı olarak söylüyorum adalet diye bir şey yok dedi ve dediğinde yanılmadı komiser çünkü Neslihan hala dışarıdaydı. Sadece Neslihan’a selam verenin bir şekilde kaybolması ya da hayatını kaybetmesi durumu fazla dikkat çekiciydi ve bunun gözden kaçması biraz gerçekdışı gelmişti bana. Bir de, diğer iki kadının eşlerini onlara kendisinin öldürdüğünü söylemesi ve onların parayla mest olmaları yine biraz gerçekdışı geldi. Başta onların da, aynı model bir yitiklik içinde yaşadıkları ve mutlu olmak için eczaneden gizlice alınması gereken bir ilaca ihtiyaç duydukları belirtilmişti ama bana yine de geçerli bir sebep olarak gelmedi bunlar.
Her karakterin diyalogu oldukça gerçekçi idi, “halam sevmezdi Etem’i, diyom hala parası var her şeyi var.” Bunun dışında Buda’ya benzetilen şişko Çinli ve tutti frutti gibi diyaloglar içerisinde geçen ve sizi filme alabilecek ince, düşünülmüş detaylardı. Yemek yapmakla yapılan cisimleşme oldukça yerinde idi, Neslihan’ı herkesin tanıdığı ve ısındığı biri yapan da bu olmuştu. Meral, Etem’in son diyaloglarındaki doymuş doymamış yağ ve domates kabukları gibi bilgilerle Neslihan onun payından emin oluyor ve yine cinayet silahını yemeğini konuşturuyor ve Meral’i çocukluğuyla öldürüyordu. Mantarları topladığı sahnenin kendisi, etraftaki kuş sesleriyle Av Mevsimi’ni biraz anımsattı bana.
Her şey mutfakla yemekle başladı, bu sebeple onun kendisiyle hesaplaştığı yer de mutfaktı.
Demet Evgar öyle güzel ve gerçekçi bir oyunculuk sergilemişti ki, sanki yıllardır ev hanımı olan bir kadın son birkaç ayda oyunculuk dersleri almış ve bu rolü oynamış gibiydi. Neslihan bazen kameranın onu çektiği sahnelerde, kameranın alt kısmına kaçamak bakışlar atıyordu bu bile öyle gerçekçiydi ki, Demet Evgar, Neslihan’ıyla üstün oyunculuğunu bir kez daha kanıtladı. Demet Evgar, bu rolde Johnny Depp'in Sweeney Todd karakterini andırıyordu. Bu sebepten mi bilmiyorum ama filmde birkaç yerde müzikal olmamasının eksikliğini hissettim.
Suç ortağı olan çiçekçi çocuğu mantarlı poğaça ile öldürmesi ve ondan önce işlediği bütün cinayetler, onun saçını süpürge etmeye olan bağımlılığına ufak da olsa bir saygısızlık yapılmasıydı. Çünkü onun artık sabrı dolmuş taşmıştı, tüm kredilerini kocasın vermişti ve o da bunları hakkıyla tüketmişti.
Son hesaplaşması sahneden evine kaydı ve son kez hesaplaştı kendisiyle, her şeyi bıraktı geride. Sıradan bir sinema seyircisi olarak son yıllarda Türk Sineması içerisinde çekilmiş en iyi filmlerden birisi olduğu görüşündeyim. 

19 Şubat 2018 

 


Vizyon Tarihi: 16 Şubat 2018
TR Dağıtım: Chantier
Şirket: Anka Film, Chantier, RTNT Film
Filmin Türü: Komedi
Yapım Yılı: 2018
Süre: 103 dakika

157

Konusu: Ümit Ünal'ın yazıp yönettiği Sofra Sırları, hayatını sadece evine ve kocasına adamış bir ev hanımı olarak görünen Neslihan'ın, eşiyle ilgili bazı gerçekleri öğrenmesiyle gelişen olayları konu ediniyor. Neslihan hayatını kocasına ve evine adamıştır. İstanbul'da doğup büyüdüğü halde, kocasının işi yüzünden hayatını Anadolu kasabalarında geçirmiştir. Yıllardır çok sakin, hiçbir olağanüstü olay olmayan uzak taşra şehrinde yaşamaktadırlar.Neslihan utangaç, sevimli bir kadındır. Günü akşama ne pişireceğini düşünerek geçer. Çok da iyi bir aşçıdır. Kocası aile dostları, Neslihan'ın yemeklerine çok düşkündür.

Neslihan'in çevresindekilerin esrarengiz ölümü tüm gözleri ona çevirir.

Şehre yeni atanmış, çok zeki, Amerika'da eğitim görmüş, hırslı ve genç bir komiser, Neslihan'ın bir şeyler çevirdiğini ve peş peşe cinayetlerde parmağı olduğunu anlar ama bir türlü gerçek bir kanıt bulup Neslihan'ı yakalayamaz. Neslihan her cinayetten tereyağından kıl çeker gibi, son derece masum hafif çatlak görünerek sıyrılmayı başarır.

https://boxofficeturkiye.com/film/sofra-sirlari-2013826